Ben okyanus bölgesinde doğdum. Geçen sene 17. yaşgünümde babam karalara açılan bir geçidin yerini gösterdi. Ailemizin sırrıymış. Büyük büyük büyük babam ve annem birbirleri ile buluşmak için bu geçidi kullanmışlar. Geçidi öğrendiğimden beri günümün çoğu 6'lıların dünyasında geçiyor. Karalarda pek hızlı koşamıyorum. Yer çekiminin üzerimdeki zayıflığı yüzünden. Ama eğlenceli bir tarafı varsa o da yüksek binalardan atlayabilmek. Bana özgür olduğum hissini yaşatıyor.
Son zamanlarda, hem okyanuslarda hem de karalarda garip olaylar dönüyor. Bazıları bunların sorumlusunun, 8'liler - Ben onlara kısaca "ortaklar" diyorum. - olabileceğini söylüyorlar. Onlar da aynı benim gibi her iki dünyayı da görebiliyorlar. Tabi bir fark var ki o da hiçbir kimsenin ben de dahil, onları görememesi. Fizik yasaları bazen insanları çok çaresiz bırakabiliyor. Onların insanlıktan da önce var oldukları ve teknolojilerinin çok gelişmiş olduğu söylenir. 6'lı ve 7'liler arasındaki savaşı bitirip güneşin zifirini söndürenler de yine onlarmış. Ancak birileri onların işine karışmış olmalılar ki bizim dünyalarımıza müdehale etsinler. Onları kızdırcak nedenlerden en büyüğü kurallara uymamaktır, özellikle de onların koyduğu kurallara. Eğer benim bir melez olduğumu öğrenirlerse bana ne yapacaklarını düşünmek bile istemiyorum. Sanırım ailem ve benimle bu sır güvende. Tabi beni 6'lıların dünyasında dolaşırken gören şu garip sıradan dışında. Henüz beni nasıl görebildiğini bilmiyorum. Keşke onunla tanışabilsem ama her ikimiz için de çok tehlikeli.
"Artık zifir ile tanışmama 14 gün var..."
Okyanuslar her ne kadar büyük olsa da bizim yaşadığımız alan çok kısıtlı. Bu yüzden üzerinde yaşayan 7'li sayısını ideal tutmak gerekiyor.Yani ailemin tek çocuğuyum. Bu sayıya uymayanları ölümle cezalandırıyorlar. Bazı aileler bu yüzden isyan çıkarmaya başladı, bazıları ise 6'lılarla savaşarak karaları ele geçirmek istiyorlar. Bense zifiri tekrar yayarak, yeniden birlikte yaşamak isteyenler tarafındayım. Ancak zifiri yayabilecek olsak bile 8'lerin buna izin vereceğini sanmıyorum. Galiba öncelikle onları atlatmak gerekiyor. Liderlerimiz belirli zamanlarda 8'lerin huzuruna çıkarak onlarla bazı konuları görüşürler. Ancak son birkaç yüzyıldır sıradanlar tarafından hiç kimse bu toplanmaya katılmıyor.
11. liderimiz olan Faris (Feris), bir 6'lı ya aşık olmuş ve onunla yaşayabilmek için 8'lilerin görüşmeye gelenlerin birbirini görmesi için verdikleri içecekten birazını çalmış. Ancak 3 yıl sonra yakalanınca oracıkta ölümle cezalandırılmış. Tabii ki, 8'liler içeceği nereye sakladığını bulamamışlar. Onu bulmak için uzun süre 7'liler arasında rekabet yaşanmış. Ufak savaşlar dahi çıkmış. Ama kimse bulamamış. Çünkü içeceği karalarda sakladığını kimse düşünmemiş bile. Oysa ben bundan eminim...
AKBAY's Stories
9 Kasım 2013 Cumartesi
6.5 - Bölüm 1 - Efsane
Çoğu insandan farklı bir şekilde doğdum, hatta çoğu canlıdan. Basti olarak herşey atomlardan ve diğer parçacıklardan oluşmuştur. Ve onlar da bozon ve quarklardan. Genellikle bilinen altı tip quark vardır. Ancak benim dünyam yedinci bir quarka sahip. İşte herşeyi değiştiren nokta da burası. Benim dünyamın ve benim oluşumuma katılan bu yedinci quark yüzünden, bizim dünyamız ve ben fotonlarla etkileşime giremiyoruz. Bu nedenle 6lı ların yani bizim deyimimizle sıradan insanların gördüğü ışık bizim üzerimize düşmüyor. Ayrıca gravitonun yani, kütle çekim parçacığının çekim gücü ise biraz yetersiz kalıyor. Ama benim farklı bir özelliğim var, büyük büyük büyük.. annem bir 6'lı, benden önceki nesilde hiç bir bireyde ortaya çıkamış bir gene sahibim. Ben bir melezim. Yarı 6'lı yarı 7'li. Bu sayede iki boyutu da görebiliyorum. Hem sıradan insanları hem de kendi ırkımı.
Bizim dünyamızdaki bitkiler, ışık olmadığı için, 7nci ile oluşmuş olan Zen'i kullanır. Bu nedenle sanırım biraz aşırı gelişmiş oluyorlar. Efsaneye göre evren ilk yaratıldığında her şey 6'lı ve 7'li lerden oluşmuş. Tüm insanlar 6'lı olsun 7'li olsun birbirlerini görebilirlermiş, rtak bir yaşam sürerlermiş. Ortak bir ışıkları varmmış. Adına Zifir denirmiş. Taki 6'lı ve 7'li lerle çıkan savaşa kadar. Savaşın nasıl ve kim tarafından başlatıldığı her iki ırka göre de değişiklik gösterir ama önemli olan nasıl bittiğidir. Savaşın sonunda aralrında bir anlaşma yapmışlar. 6'lılar karalarda , 7'liler ise deniz ve okyanuslarda yaşaamak üzere ayrılmışlar. Aileler dağılmış. Sevgililer ayrılmak zorunda kalmış. Ayrıca iki ırkın birbirini görmesini engellemek adına güneşin Zifirini söndürmüşler. Benim büyük büyük büyük.. annem de bir 6'lıymış.
Güneş artık ortak ışık olan zifir yerine, Işık ve Zen yayıyor. Tabi, bu bir efsane. Ancak 6'lıların hiç bir şey hatırladıkları söylenemez. Aralarında yaptıkları savaşlarla o kadar meşguldüler ki tarihlerini unuttular. Elbette bazıları bu durumu haz edemeyip zifiri tekrar yaymaya çalıştı ama sanırım şuana kadar pek başarılı oal yok.
Aralarından birini özellikle çok severim, Edison, gerçekten bu uğurda çok savaştı ancak zifir yayan bir ampül yapamadı.
Çocukluğumdan beri hep zifiri tekrar aydınlatan kişi olmayı istemişimdir. Hayallerimi süsleyen , rüyalarımı canlandıran yegane şey 6'lı ve 7'lilerin birlikte yaşayabildikleri bir gezegendir.
Dünya üzerinde şuan hiç zifir kaynağı yok. Derler k, eğer biraz olsaydı onu çoğaltabilirmişiz. Ayın karanlık yüzünde hala biraz kaldığını söyleyenler var. Ve bir de, diğer yıldızlarda hala zifir varmış. Efsane devamında şunu söyler, 300 yılda birkaç dakikalığına kutup yıldızının zifiri bize ulaşırmış. Ve farklı dünyalardaki sevgililer birbirlerini görebilirlermiş. Ne şanslıyım ki 15 gün sonra 300 yıllık zifir birkaç dakikalığına da olsa dünyaya ulaşıcak. Ve ogün için gerçekten çok iyi planlarım var. En güzel olanı ise, o beni görebilecek.
Bizim dünyamızdaki bitkiler, ışık olmadığı için, 7nci ile oluşmuş olan Zen'i kullanır. Bu nedenle sanırım biraz aşırı gelişmiş oluyorlar. Efsaneye göre evren ilk yaratıldığında her şey 6'lı ve 7'li lerden oluşmuş. Tüm insanlar 6'lı olsun 7'li olsun birbirlerini görebilirlermiş, rtak bir yaşam sürerlermiş. Ortak bir ışıkları varmmış. Adına Zifir denirmiş. Taki 6'lı ve 7'li lerle çıkan savaşa kadar. Savaşın nasıl ve kim tarafından başlatıldığı her iki ırka göre de değişiklik gösterir ama önemli olan nasıl bittiğidir. Savaşın sonunda aralrında bir anlaşma yapmışlar. 6'lılar karalarda , 7'liler ise deniz ve okyanuslarda yaşaamak üzere ayrılmışlar. Aileler dağılmış. Sevgililer ayrılmak zorunda kalmış. Ayrıca iki ırkın birbirini görmesini engellemek adına güneşin Zifirini söndürmüşler. Benim büyük büyük büyük.. annem de bir 6'lıymış.
Güneş artık ortak ışık olan zifir yerine, Işık ve Zen yayıyor. Tabi, bu bir efsane. Ancak 6'lıların hiç bir şey hatırladıkları söylenemez. Aralarında yaptıkları savaşlarla o kadar meşguldüler ki tarihlerini unuttular. Elbette bazıları bu durumu haz edemeyip zifiri tekrar yaymaya çalıştı ama sanırım şuana kadar pek başarılı oal yok.
Aralarından birini özellikle çok severim, Edison, gerçekten bu uğurda çok savaştı ancak zifir yayan bir ampül yapamadı.
Çocukluğumdan beri hep zifiri tekrar aydınlatan kişi olmayı istemişimdir. Hayallerimi süsleyen , rüyalarımı canlandıran yegane şey 6'lı ve 7'lilerin birlikte yaşayabildikleri bir gezegendir.
Dünya üzerinde şuan hiç zifir kaynağı yok. Derler k, eğer biraz olsaydı onu çoğaltabilirmişiz. Ayın karanlık yüzünde hala biraz kaldığını söyleyenler var. Ve bir de, diğer yıldızlarda hala zifir varmış. Efsane devamında şunu söyler, 300 yılda birkaç dakikalığına kutup yıldızının zifiri bize ulaşırmış. Ve farklı dünyalardaki sevgililer birbirlerini görebilirlermiş. Ne şanslıyım ki 15 gün sonra 300 yıllık zifir birkaç dakikalığına da olsa dünyaya ulaşıcak. Ve ogün için gerçekten çok iyi planlarım var. En güzel olanı ise, o beni görebilecek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)